16 Ekim 2015 Cuma

Sonuç

Komünistler tarihin sürekli bir evrim içinde ilerlediğine, eski toplumların çağımızdaki toplumlardan geri olduğuna inanırlar. Dolayısıyla geçmişteki peygamberleri veya insanlara binlerce yıl önce vahyedilmiş olan kutsal kitapları kendilerince küçümsemeye çalışırlar. Oysaki sahip oldukları ideoloji ve ruh hali, zaten Allah'ın bizlere 14 asır önce Kuran-ı Kerim'de bildirdiği bir aldanış, cehalet ve psikolojik bozukluktur. Her ne kadar kendilerini "tarihin en ileri aşaması" saydıkları komünizmin önderleri gibi görseler de, tarihin derinliklerinde kalmış gibi görünen Mısır Firavun'u ile ortak özelliklere sahiptirler.
Çünkü gerçekte tarihte, insan zekası ve yapısı açısından bir "ilerleme" yoktur. Binlerce yıl önceki insanlar da bugünkü insanlarla aynı özelliklere sahiptir. Kültürel ve teknolojik açıdan ise, zaman içinde ilerleme de gerileme de olmuştur. Örneğin Hz. Süleyman dönemindeki teknoloji, Mısır dönemindeki piramitlerin yapım teknikleri gibi pek çok konu halen bilinmemektedir. Bazı medeniyetlerde çok ileri bir kültür ve teknoloji birikimi olduğu onlardan geriye kalan eserlerde açıkça görülmektedir. Ancak hiçbir zaman için sabit bir gelişme yoktur. Kimi zaman ilerleme kimi zaman gerileme olmuştur.
Ama başta da belirttiğimiz gibi, insanların yapısı açısından, Allah belirli insan tipleri, belirli düşünce yapıları yaratmıştır ve tarih, bunların arasında yine Allah'ın belirlemiş olduğu kanunlara göre işlemektedir. Kuran'da Allah'ın sünnetinin, yani koyduğu tabi veya toplumsal kanunların asla değişmediği şöyle haber verilir:
"(Bu,) Daha önceden gelip-geçenler hakkında (uygulanan) Allah'ın sünnetidir. Allah'ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın." (Ahzab Suresi, 62)
Yeryüzünde komünist bir ideolojinin var olması da, Allah'ın sünnetiyle olmuştur. Allah dilemiş olduğu için insanlar komünizm gibi vahşi, karanlık ve barbar bir ideolojiye inanabilmiş. Allah dilemiş olduğu için komünizm 20. yüzyılı kana bulayabilmiştir Allah böyle bir şeyi dilemiştir, çünkü 19. yüzyılda Darwinizm sapmasına inanarak dinsizliği tercih edenler, komünizme -ve bir yandan da faşizme- müstahak olmuşlardır. Bir ayette, Allah'ın bu sünneti şöyle açıklanır:
İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine taddırmaktadır. (Rum Suresi, 41)
Bu ilahi kanun hakkındaki sosyolojik bir tespiti Nobel ödüllü ünlü Rus yazar Alexander I. Solzhenitsyn yapmıştır. Komünizmi şiddetle eleştiren Solzhenitsyn, 1983'de Londra'da yaptığı bir konuşmada, kendi halkının başına gelen felaketin nedenini şöyle yorumlar:
Yarım yüzyıl önce henüz bir çocukken, yaşlıların Rusya'nın başına gelen felaketlerin nedeni için şöyle dediklerini hatırlıyorum: "İnsanlar Allah'ı unuttular, tüm bu felaketlerin nedeni bu." O zamandan beri, 50 yıldır devrimimizin tarihi üzerinde çalıştım, yüzlerce kitap okudum, yüzlerce şahit dinledim, sekiz cilt kitap yazdım. Ama 60 milyon insanı yok eden devrimin ana sebebini formüle etmemi isterseniz şunu tekrarlamaktan başka bir şey yapamam: İnsanlar Allah'ı unuttular; tüm bu felaketlerin nedeni bu.115
Komünizm, insanların Allah'ı unutmalarının sonucunda ortaya çıkmış bir beladır. Dinsiz bir toplumun ne kadar acımasız, vahşi ve barbar olabileceğini, Allah'ı inkar eden Darwinizm, materyalizm gibi felsefelerin nasıl bir sonuç doğurduğunu ispatlayan canlı bir örnektir. İnsanlar komünizmin getirdiği belaları gördükçe, din ahlakı ile dinsiz toplumlar arasındaki büyük farkı görebilmişlerdir. Bu da, insanlığın kurtuluşu açısından tek çözümün din ahlakının yaşanması olduğunun anlaşılmasına vesile olmuştur.
Ancak unutulmamalıdır ki, insanlar Allah'ı inkar edip söz konusu felsefelere saplanmaya devam ettikleri sürece, komünizm ve benzeri sapkın ideolojiler de hayat sahası bulacaktır. İnsanlar yukarıdaki ayette ifade edildiği gibi, "kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla karada ve denizde fesad ortaya çıkması"nı istemiyorlarsa, öncelikle söz konusu ideolojilerden uzaklaşmalı ve başka insanları da uzaklaştırmalıdırlar. Bunu gerçekleştirebilmek için öncelikle yapılması gereken ise, tüm bu bela getiren ideolojilerin sözde bilimsel bir dayanak olarak kabul ettikleri Darwinizm'in bilimsel çöküşünü ve karanlık yüzünü insanlara tanıtmaktır.
21. yüzyılda akıl, vicdan, feraset ve basiret sahibi insanların en önemli görevlerinden biri, büyük İslam alimi Bediüzzaman'ın dikkat çektiği "maddiyyun ve tabiiyyun taunu" (maddecilik ve tabiatçılık hastalığı) ile fikri bir mücadele yürütmektir.

DİPNOTLAR

104. Viladimir Iliç Lenin, Proleterya Partisinin Din Konusundaki Tutumu, Proleterya, Sayı: 45, 13 (28) Mayıs 1909, s.?
105. Viladimir Iliç Lenin, Sosyalizm ve Din Novaya Zihn, Sayı: 28, 3 Aralık 1905
106. Viladimir Iliç Lenin, Proleterya Partisinin Din Konusundaki Tutumu, Proleterya, Sayı: 45, 13 (28) Mayıs 1909
107. Viladimir Iliç Lenin, Proleterya Partisinin Din Konusundaki Tutumu, Proleterya, Sayı: 45, 13 (28) Mayıs 1909
108. Harvest of Sorrow, s.200-212
109. Hovind'in Kitabı.
110. J. V. Stalin, Anarchism Or Socialism? From J. V. Stalin, Works, Foreign Languages Publishing House, Moscow, 1954, Vol. 1, s. 297-391
111. http://www.tibet.com/WhitePaper/white7.html
112.  Statement of Harry Wu Before the U.S. Commission on International Religious Freedom March 16, 2000 (http://www.laogai.org/tstmny/relgn.htm)
113. Komünizmin Kara Kitabı, s.779
114. R. Payne, The Life and Death of Lenin, London: 1967, s. 609-610.
115. Edward E. Ericson, Jr., Solzhenitsyn - Voice from the Gulag, Eternity, Ekim 1985, s. 23- 24

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder